23 Nisan 2026 Perşembe

UĞULTU

Uzun bir uğultu çakıldı yere

Kırmızı benim adım dedi

Kimse anlamadı neden kanadığını

Üperdi içi, sessizliğe kavuşuncaya dek

Bırakmıyor elini, kalbi bıraksa da

Diz üstü körler köyünde 

Kırılan taş küsmüş dağa, dağın haberi olmamış 

Sığ suların yansıması silinmiş, derin denizlere bakmadan

Hala yere çakılan uğultuyu arıyor bütün köy

Kimse üstündeki kırmızıya bakmıyor

Neden kanadım ben diye sormuyor

Soru işaretleri toplanmış, noktalar dağılmış

Sıralanmış sırlar peşi sıra 

Yerlerde sürünen toz zerreleri 

İsyanın içinden çıktılar bağırmadan

Bizim hakkımızdır havada uçuşmak 

Okunmayan sözcükler hep çürük

Çürük elma gibi atılmış doğaya

Yine de o uğultuyu arıyor kulakları

İnce bir türkü var seslerinde

Tınısı yaban kalmış bu kırmızı, çürüksüz, şarkılı köyde